31 Mayıs 2013 Cuma

31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü

Gün bitmek üzere de olsa, bugün Dünyada "31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü" olarak kutlanmakta.Bende sigara içmeyen biri olarak Halk Sağlığı Müdürlüğümüzün düzenlediği, 31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü yürüyüşene katıldım.Yürüyüşe kamu kurum ve kuruluşların yanında, öğrenciler ve özellikle de yaş ortalaması 7-8 olan Yalova Yürüyen Köşk Deniz İzcileri destek verdi. Önemli olan  bu kısa yürüyüşte sigara konusunda halkımıza farkındalık yaratabildiysek ne mutlu bize...
Sigara içmeyen birinin, "sigara sağlığa zararlı" demesi çok kolaydır ama önemli olan sigara içen birinin bu sözleri söyleyerek sigarayı bırakması daha anlamlıdır...Bugün ki etkinliğimizde sigaranın zararlarını bilen ve içen 20 kişi, sigarayı bıraktıkları için yapılan çekilişte değişik hediyeler kazandılar. İlginç olanda birlikte çalıştığımız 4 arkadaşımıza kaplıca tatilinin çıkması oldu.
Yürüyüş etkinliğimiz,  tamamı lise öğrencilerinden oluşan LİVADİ müzik grubunun,  güzel Karadeniz Türküleri ile sona erdi. 


                                  .


     
  

  
Sevgili psikoloğum ve  fotograf arkadaşım Emine 

  

Etkinliğe resimleri ile destek veren Kampüs Sanat Evine ayrıca teşekkür etmek lazım,Çok anlamlı ve güzel resimler


Teşekürler LİVADİ




13 Şubat 2013 Çarşamba

Kreş de Anne Baba Ekinliği


Güneyin kreşinde veli etkinliği vardı. Tabi bizim de sıramız geldiğinde davete katılmak gerekiyordu.Güneyin isteği üzerine bu etkinliğe babamız özellikle katılmak zorunda kaldı. Yoğun işlerinin arasında Güneye verdiği sözü tutmak gerekiyor du tabi.Eşimle okulda buluştuk.Babamız çocuklara işi gereği sağlıkla ilgili çocuklara yönelik  bir şeyler anlattı. Güney de babasının asistanı olarak doktor önlüğünü giydi ve arkadaşlarına oksijen maskesinin nasıl takılacağını gösterdi. Tabi ukalalık da yapmayı ihmal etmedi."Sadece bunu bu şekilde takıyorsunuz korkacak ne var ki sadece hava geliyor"
 Çocukların okulda anne babasını görmesi onları ne kadar mutlu ediyormuş meğer . Güneyin devamlı yüzü gülüyor du yapmadığı şımarıklık kalmadı.Babamızın anlatacakları bitince sıra bana geldi . Ben de çocukların hoşuna gidecek tişört boyama yapmaya karar vermiştim. Güney le daha önceden tişört boyadığımız için çok heyecanlıydı. Hiç yerinde duramadı ve kontrolden çıktı. Öncelikle diğer çocuklara göstermek için Güneyle boyama ve el baskısı yaptık. Ama hızımızı alamadık ve Güney tişörtte boyanmadık yer bırakmayana kadar baskı yapmaya devam etti. Diğer arkadaşlarına sıra biraz zor geldi ama hepsine tişört boyatmayı başardık. Yalnız bu işin çok zor olduğunu bir kez daha kabul ettim. Nilüfer Hanımla bir ara göz göze geldim ve beni kurtar diye yalvaran bir bakış attım. Kısaca öğretmenlik çok zor iş  hele ki kreş öğretmenliği...daha da zorrr

.












1 Şubat 2013 Cuma

Bu Savaşı Kazanamadık

Üzgünüm Annem
 Bu savaşı kazanamadık. Çok direndik ama olmadı..Bu  lanet hastalık senin umudunu, yaşama hakkını en önemlisi de seni bizden aldı.  Bir gün bunun olacağını biliyorduk ama o günün bu kadar yakın olduğunu düşünmemiştik. Maalesef  o acı gün  10 Ocak olarak tarihlere geçti.Yokluğun içime dokunuyor be annem. Başta mantıklı düşünmeye çalıştım. biz mi yoksa senin çektiğin o acılar mı diye
  
 Acıların  ve ağrıların aklıma geldiğinde  yokluğunu kabul ettiğimi sandım.Ama zaman geçtikçe  özlemin  arttıkça   yokluğun  insanın içini daha çok acıtıyormuş.Aslında bakarsan dışarıdan iyiyim. Yokluğunu kabullendim gibi.Hastalığın süresince bu sona hazırlamışım kendimi  amaaa  işte bu ama yı kimselere anlatamam. Biliyormusun sen den en son umudu öğrendim. Son ana kadar yaşama umudun vardı. Neler olacağını biliyordun ama belki bir umut belki bir mucize olur da iyileşirim diye düşünüyordun. İşte bana en çok bu dokunuyor. Yaşamayı bu kadar seven biri nasıl olur da bu kadar erken aramızdan ayrılır diye. 

Yenildik... Savaşımızı kaybettik.Eğer seni kırdıysam seni üzdüysem affet be annem ...Biliyorum sen orada artık huzurlusun ama biz seni burada çok özleyecez be anne..  

16 Aralık 2012 Pazar

Çizmeli Kedi ....

Eti Çocuk Tiyatrosu bu hafta sonu Yalovada. Bizde  Güneyle beraber fırsatı kaçırmayalım dedik ve oyunu seyretmeye gittik. İtiraf edeyim profesyonel tiyatro olarak seyrettiğim ilk çocuk tiyatrosuydu. Düşününce gerçekten çok önemli bir iş yaptıklarını anladım. Öncelikle çoğunluğun çocuk olduğu bir salonda sessizliği sağlayarak oyunlarını sergilediler. Tiyatro seyircisi nasıl davranması gerektiğini bilir ama seyirci çocuk olunca salonda olacak olan sesler konusunda kimse garanti veremez.Tabi bu şekilde düşünmemim asıl nedeni  ilk kez çocuk tiyatrosuna gitmem ve çocukların nasıl davranacaklarını bilemememdi. Ama artık biliyorum, çocuklar gerekli yerlerde erişkinden daha da olgun oluyorlar..
Gelelim Güneye.. Çizmeli Kedi sinema filimini de severek seyretmişti, bu oyunu da severek seyretti. Bir ara ritim bile tutmaya başladı. Ama oyunun sonuna kadar çizmeli kedinin kılıçını ne zaman kullanacağını merek etti sonunda muradına erdi..:))






Teşekkürler Eti Çocuk Tiyatrosu sayenizde güzel bir gün geçirdik...

9 Aralık 2012 Pazar

Sıra Arasın Doğumgününde

Arasın doğum gününü bu yıl da evde kutladık. Abisi ile  tam bir hafta ara ile doğdular.Güney, kendi  doğum günü partisi için kreşte nasıl bir hazırlık yapıldıysa Aras içinde evde aynı hazırlığı yapmamı istedi. Süslemeler balonlar hatta müziği bile ayarlamamı istedi. Ben de elimden geldiğince Güneyin isteklerini yerine getirmeye çalıştım. Süslemeleri de kendi ellerimle yaptım. Mamalarda da sevgili annemin çok emeği var.

                                    Arasın günün anlamına dair yaptığı konuşma .

Duvar süsünü kendi ellerimle hazırladım. Renkli A4 kağıdına bilgisayar çıktısı aldım,Güneyin desenli faaliyet makası ile etrafını kestim ve  kurdale geçirerek duvar süsünü tamamladım. Arasın doğum günü olduğu için onun hoşlandığı çizgi karakterlerden winne ve tıger ın resimlerinide süse eklemeyi ihmal etmedim.Tabi   renk tercihi Güneyin.SarıKırmızı (GS) Pastaların üzerindeki süsler için de renkli fotokopi çektim ve çöp şişlere yapıştırdım.Kurdalelerle süsledim.






                                                                                                                                                                                             

       




                                                                                                                                                                                   
Menümüzde de Arasın en çok sevdiği yiyecekleri tercih ettim. Sade pohaça, Susamlı Kurabiye,Kıymalı Börek, Mozaik Pasta,Selin teyzemizin ellerinden Kakaolu Kremşantili kurabiye,Anneannemizin ellerinden  Pazılı Börek ve Sarma ,Babamızın en çok sevdiği çiğ köfte,
Sarma resimde yok çünki masaya koymayı unutmuşum . İkramların sonuna doğru aklımıza geldi ve günün favorisi olmayı başardı.

    





                





















 Bizimkiler pasta için çok sabırsızlandılar o yüzden ikisininde dilleri dışarda 

Hürriyet

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...